Günlük İngilizce · 4 DK OKUMA

İngilizce Otel Diyalogları: Giriş, Oda Sorunları ve Çıkış

İngilizce otel diyaloglarıyla rezervasyonunu belirt, kahvaltıyı sor ve oda sorunlarını anlat. Girişten çıkışa Türkçe karşılıklı cümlelerle pratik yap.

Valiziyle otel resepsiyonunda görevliyle konuşan yolcu illüstrasyonu
Bu yazıda
  1. Otele giriş: Rezervasyonum var
  2. Double room ile twin room aynı mı?
  3. Resepsiyonda kısa bir konuşma
  4. Odada bir sorun olduğunda
  5. Çıkış ve valiz bırakma
  6. Valizini hazırlamadan önce üç cümle

Yolculuk bitti, valiz elinde, otelin kapısından girdin. Resepsiyondaki görevli gülümsedi: “Do you have a reservation?” Bütün gün İngilizce konuşmuş olsan da yorgunken en basit cevap bile aklına gelmeyebilir. Otelde kullanacağın birkaç cümleyi önceden tanımak bu yüzden rahatlatır.

Buradaki diyaloglar örnek bir konaklama için yazıldı. Kahvaltı saatleri, ücretler ve giriş kuralları otelden otele değişir; örnekte geçen bir hizmetin her yerde sunulduğunu düşünme.

Otele giriş: Rezervasyonum var

I have a reservation under the name Deniz Kaya. — Deniz Kaya adına rezervasyonum var. Buradaki under the name, rezervasyonun hangi adla yapıldığını söyler. Daha kısa olarak I have a booking. My name is Deniz Kaya. da diyebilirsin. Booking ve reservation bu bağlamda aynı işi görür.

Görevli Could I see your ID, please? — Kimliğinizi görebilir miyim, diyebilir. Soyadını anlamazsa Could you spell that? sorusunu duyarsın: Harf harf söyleyebilir misiniz? İsmindeki harfleri çalışmak için İngilizce alfabe yazısı işine yarar.

Double room ile twin room aynı mı?

Genellikle double room iki kişilik tek büyük yataklı, twin room ise iki ayrı yataklı oda için kullanılır. Ancak oda adlarına güvenmek yerine yatak düzenini açıkça doğrulamak daha iyi olur: Does the room have two separate beds? — Odada iki ayrı yatak var mı?

İhtiyacınSorabileceğin cümle
KahvaltıIs breakfast included? — Kahvaltı dahil mi?
Kablosuz internetWhat's the Wi-Fi password? — Wi-Fi şifresi nedir?
Sessiz odaDo you have a quieter room? — Daha sessiz bir odanız var mı?
AsansörWhere is the lift? — Asansör nerede?
Çıkış saatiWhat time is check-out? — Çıkış saati kaç?

İngiltere'de lift, Amerikan İngilizcesinde elevator kelimesini duyabilirsin. Birini kullanınca diğerini tanımak da yeterli; bütün cümleyi iki farklı biçimde ezberlemene gerek yok.

Resepsiyonda kısa bir konuşma

Sen: Hello, I'd like to check in. I have a reservation under the name Kaya.
Merhaba, giriş yapmak istiyorum. Kaya adına rezervasyonum var.

Görevli: Welcome. You're staying for two nights, is that right?
Hoş geldiniz. İki gece kalacaksınız, doğru mu?

Sen: Yes, that's right. Is breakfast included?
Evet, doğru. Kahvaltı dahil mi?

Görevli: Yes. Breakfast is served from seven to ten.
Evet. Kahvaltı yediden ona kadar servis ediliyor.

Sen: Thank you. Could you show me where the lift is?
Teşekkür ederim. Asansörün nerede olduğunu gösterebilir misiniz?

Görevlinin teyit ettiği gece sayısı veya tarih yanlışsa hemen düzelt: Actually, I booked three nights. — Aslında üç gecelik rezervasyon yaptım. Burada actually “şu anda” değil, bilgiyi düzeltirken kullandığın “aslında” anlamında.

Odada bir sorun olduğunda

Şikâyetini anlatmak için uzun bir giriş hazırlamana gerek yok. Önce oda numaranı, sonra sorunu söyle: I'm in room 214. The air conditioning isn't working. — 214 numaralı odadayım. Klima çalışmıyor. Ardından Could someone come and check it? — Birisi gelip kontrol edebilir mi, diye sorabilirsin.

  • There isn't any hot water. — Sıcak su yok.
  • Could we have two extra towels? — İki ek havlu alabilir miyiz?
  • My key card doesn't work. — Anahtar kartım çalışmıyor.
  • There's a lot of noise outside my room. — Odamın dışında çok gürültü var.

“My room is bad” yerine sorunun ne olduğunu söylemek görevlinin çözüm bulmasını kolaylaştırır. Is not working ve doesn't work ifadelerinin ikisi de bu örneklerde kullanılabilir.

Çıkış ve valiz bırakma

I'd like to check out, please. — Çıkış yapmak istiyorum. Hesabı incelemek için Could I see the bill? diyebilirsin. Tanımadığın bir ücret varsa What is this charge for? — Bu ücret ne için, diye sor. Bu cümle, ücretin kesinlikle yanlış olduğunu iddia etmeden açıklama ister.

Uçağın akşamsa Could I leave my luggage here until four? — Valizimi saat dörde kadar burada bırakabilir miyim, diye sorabilirsin. Luggage bu anlamda sayılamaz; “my luggages” demiyoruz. Birden fazla valizi belirtmek istersen two bags veya two suitcases kullan.

Valizini hazırlamadan önce üç cümle

Kendi adınla bir giriş cümlesi kur, kahvaltıyı sor ve varsayımsal bir oda sorununu anlat. Sonra görevlinin verebileceği kısa yanıtı düşün. Saatleri duymakta zorlanıyorsan İngilizce saatler yazısıyla devam et. Otelden çıkıp şehri gezeceksen yol sorma cümlelerini de yanında bulundur.

GÜNLÜK İNGİLİZCE PRATİĞİ

Daily English Mission

İngilizceye bugün de yer aç.

Kelime, dinleme ve konuşma pratiğini kısa günlük görevlerle rutinine kat.

Kısa görevlerle pratiğe yer aç.

Okumaya devam et

Tüm yazılar →