
Bu yazıda
“Tell me about yourself.” İş görüşmesinin daha başında bu cümleyi duyunca insan bildiği İngilizceyi de unutabiliyor. Nereden başlayacaksın? Doğduğun şehirden mi, son işinden mi, okuldan mı? Bu soru çoğu görüşmede bütün hayat hikâyeni değil, başvurduğun işle bağlantını duymak için soruluyor.
Aşağıdaki İngilizce mülakat soruları ve cevapları birer dil örneği. Cümleleri kendi deneyimine göre değiştirmek, sana ait olmayan başarıları ezberlemekten çok daha işe yarar. Her işverenin aynı soruları soracağını da varsayma.
1. Tell me about yourself: Kendinden bahset
Şu an ne yaptığın, ilgili bir deneyimin ve bu işe neden yöneldiğin iyi bir başlangıç oluşturur. Örneğin: I'm a customer support assistant. I answer customer questions by email and help with order problems. I'm now looking for a role where I can use English more often.
“Müşteri destek asistanıyım. Müşterilerin sorularını e-postayla yanıtlıyor ve sipariş sorunlarına yardımcı oluyorum. Şimdi İngilizceyi daha sık kullanabileceğim bir pozisyon arıyorum.” Görüldüğü gibi üç cümle yeterli bir çerçeve kuruyor. Mesleğinin İngilizcesi için İngilizce meslekler listesine bakabilirsin.
2. Why are you interested in this role?
“Bu pozisyonla neden ilgileniyorsun?” sorusuna yalnızca “Your company is very good” demek belirsiz kalır. İlandaki gerçek bir sorumluluğu seçip onunla bağlantı kur. I enjoy helping people solve practical problems. This role includes customer training, and I'd like to develop my skills in that area. — İnsanların günlük sorunları çözmesine yardımcı olmaktan hoşlanıyorum. Bu pozisyon müşteri eğitimini kapsıyor ve o alandaki becerilerimi geliştirmek istiyorum.
İlanda müşteri eğitimi yoksa bu cevabı kullanma. Kalıbı koruyup sorumluluğu değiştir: This role includes... cümlesinden sonra gerçekten okuyup anladığın bir işi yaz.
3. What are your strengths?
“Güçlü yönlerin neler?” Bir sıfat söylemek kolay: organised, patient, reliable. Asıl faydalı bölüm bunun arkasından geliyor. I'm organised. In my last project, I kept a shared task list so everyone could see what needed to be done. — Düzenliyim. Son projemde herkes yapılması gerekenleri görebilsin diye ortak bir görev listesi tuttum.
Burada gösterişli bir sonuç veya uydurulmuş yüzde yok. Yaptığın somut bir iş var. Aynı yaklaşımı okul projesi, gönüllülük veya staj deneyimi için de kullanabilirsin.
4. What would you like to improve?
“Neyi geliştirmek istersin?” sorusunda sadece zayıf yönünü söyleyip durma; bunun için ne yaptığını da anlat. I'd like to feel more confident when I give presentations. I've started practising with short presentations and asking for feedback. — Sunum yaparken kendime daha fazla güvenmek istiyorum. Kısa sunumlarla pratik yapmaya ve geri bildirim istemeye başladım.
Bu cevap herkese uygun değil. Gerçekten yaptığın bir çalışmayı söyle. “Mükemmeliyetçiyim” gibi hazır cevapları sırf iyi duyulduğunu düşündüğün için seçersen devam sorusuna yanıt vermek zorlaşabilir.
5. Can you give an example?
Görüşmeci “Bir örnek verebilir misin?” dediğinde bir durum, yaptığın şey ve sonucu anlat. A customer couldn't find the installation guide. I sent the correct link and explained the first two steps. They were then able to finish the setup. — Bir müşteri kurulum rehberini bulamıyordu. Doğru bağlantıyı gönderip ilk iki adımı açıkladım. Sonra kurulumu tamamlayabildi.
Henüz iş deneyimin yoksa bunu saklaman gerekmiyor: I haven't worked in this role before, but I used similar skills in a university project. — Daha önce bu pozisyonda çalışmadım ama bir üniversite projesinde benzer beceriler kullandım. Ardından o beceriyi ve yaptığın işi açıkla.
Soruyu anlamazsan ne diyebilirsin?
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Could you repeat the last part, please? | Son kısmı tekrar eder misiniz? |
| Do you mean my experience with customers? | Müşterilerle olan deneyimimi mi kastediyorsunuz? |
| Let me think of an example. | Bir örnek düşüneyim. |
| Could you explain what you mean by that? | Bununla ne kastettiğinizi açıklayabilir misiniz? |
Anlamadığın bir soruya tahminle uzun cevap vermek yerine kısa bir açıklama istemek konuşmayı toparlar. Düşünmek için bir iki saniye durmak da hata değil.
Görüşme öncesi küçük bir prova
İlandan üç sorumluluk seç. Her biri için gerçekten yaptığın bir işi not et ve sesli anlat. Sonra aynı cevabı metne bakmadan, daha kısa cümlelerle söyle. Amaç konuşmayı kelimesi kelimesine ezberlemek değil; örneğini unutmamak.
Görüşmenin sonunda sen de What would a typical day in this role look like? — Bu pozisyonda sıradan bir gün nasıl geçer, diye sorabilirsin. Daha temel tanışma cümleleri için kendini tanıtma yazısına, hazırlık önerileri için British Council'ın İngilizce iş görüşmesi rehberine bakabilirsin.
Yorumlar

Daily English Mission
İngilizceye bugün de yer aç.
Kelime, dinleme ve konuşma pratiğini kısa günlük görevlerle rutinine kat.


