
Bu yazıda
“Bugün ne yaptın?” sorusuna Türkçe cevap verirken düşünmüyoruz bile. Kalktım, kahvaltı yaptım, işe gittim… Aynı günü İngilizce anlatmaya çalışınca küçük boşluklar beliriyor. Kahvaltı “do” ile mi söylenir? Eve giderken “to” var mı? Her cümlenin başına saat yazmak gerekiyor mu?
Önce alışkanlıklarını anlatan sıradan bir gün kuracağız. Bunun için geniş zaman, yani Simple Present kullanacağız. Dün yaşadığın bir günü anlatırken gereken geçmiş zamanla bu yapıyı karıştırmayalım.
Bir günü anlatan 10 İngilizce cümle
| Cümle | Anlamı |
|---|---|
| I wake up at seven. | Saat yedide uyanırım. |
| I get up a few minutes later. | Birkaç dakika sonra yataktan kalkarım. |
| I have breakfast at home. | Evde kahvaltı yaparım. |
| I leave home at half past eight. | Sekiz buçukta evden çıkarım. |
| I take the bus to work. | İşe otobüsle giderim. |
| I have lunch with my colleagues. | İş arkadaşlarımla öğle yemeği yerim. |
| I finish work at six. | İşim saat altıda biter. |
| I go for a walk after dinner. | Akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkarım. |
| I read for twenty minutes. | Yirmi dakika kitap okurum. |
| I go to bed at eleven. | Saat on birde yatarım. |
Wake up uyanmak, get up yataktan kalkmak. Alarm çalınca uyanıp on dakika daha yatakta kalıyorsan iki cümle arasındaki farkı zaten biliyorsun. “Uyumak” ise sleep; yatağa girmekle tam aynı şey değil.
Birlikte kullanılan kelimeleri öğren
Türkçede kahvaltı “yaparız”; İngilizcede yaygın ifade have breakfast. İşe otobüsle gitmek için take the bus, evden çalışmak için work from home kullanabilirsin. Tek kelime yerine küçük bir ifade öğrenmek cümle kurmayı kolaylaştırır.
- get dressed: giyinmek
- brush my teeth: dişlerimi fırçalamak
- do the shopping: alışveriş yapmak
- make dinner: akşam yemeğini hazırlamak
- go home: eve gitmek — burada to yok.
“I go to home” yerine I go home. Buna karşılık işe giderken I go to work. Her Türkçe “-e” ekinin karşılığına otomatik olarak to koymamak gerekiyor.
Listeyi küçük bir paragrafa dönüştürelim
On weekdays, I wake up at seven. First, I make some coffee. Then I have breakfast and get dressed. I usually take the bus to work. After work, I go home and make dinner. In the evening, I read or watch a programme. I go to bed at about eleven.
Hafta içi yedide uyanırım. Önce biraz kahve yaparım. Sonra kahvaltı yapar ve giyinirim. İşe genellikle otobüsle giderim. İşten sonra eve gidip akşam yemeği hazırlarım. Akşam kitap okur veya bir program izlerim. On bir gibi yatarım.
First, then ve after work, cümleleri sıraya koydu. Her satırda bir saat söylemeye gerek kalmadı. About eleven, “tam on bir” değil, “on bir civarı” demek. Saatleri farklı biçimlerde okumak için İngilizce Saatler yazısını kullanabilirsin.
Peki bunu her gün yapmıyorsan?
I usually cook at home, but I sometimes eat out. — Genellikle evde yemek yaparım ama bazen dışarıda yerim. Usually ve sometimes, rutinin robot gibi aynı olmadığını anlatır.
Bu zarflar çoğunlukla ana fiilden önce gelir: I often walk. Be fiiliyle ise sonra gelir: I'm often tired in the evening. “Her gün” yazarken iki kelime kullan: every day. Everyday ise everyday clothes gibi yapılarda “gündelik” anlamında sıfattır.
Kendi gününü yaz ve bir kişiyi değiştir
Yukarıdaki on cümleden hayatına uyan beşini seç. İşe gitmiyorsan work yerine school yazabilir, otobüs yerine yürümeyi seçebilirsin: I walk to school. Ardından aynı günü “She” ile anlatmayı dene.
Kontrol için üç örnek: I wake up → She wakes up. I have breakfast → She has breakfast. I go home → She goes home. Olumsuzda ise does yardımcı fiili geldiği için ana fiil yalın kalır: She doesn't work on Sundays.
Son soruyu sesli cevapla: What do you usually do after dinner? Bir cümleyle başla. İstersen ikinci cümlede nedenini anlat. Geniş zamanın yapısını Simple Present yazısından tekrar edebilirsin.
Yorumlar
Daily English Mission
İngilizceye her gün biraz zaman ayır.
Günlük İngilizce pratiğini küçük, düzenli adımlarla sürdür.
Daily English Mission → keşfet
