Günlük İngilizce · 3 DK OKUMA

İngilizce Telefon Konuşmaları: Arama, Mesaj Bırakma ve Geri Dönüş

İngilizce telefonda kendini tanıt, birine bağlan ve mesaj bırak. Ses kesildiğinde veya anlamadığında kullanabileceğin cümleleri diyalogla öğren.

Pencere kenarında telefonla konuşurken not alan kişinin illüstrasyonu
Bu yazıda
  1. Telefonda “Ben Deniz” nasıl denir?
  2. Karşı taraftan duyabileceğin ifadeler
  3. Mesaj bırakırken üç bilgi yeterli
  4. Mesaj bırakalım
  5. Ses kesiliyorsa İngilizce bilmemekle karıştırma
  6. İsim ve e-posta adresini doğrula

Yüz yüze konuşurken bir gülümseme, el hareketi veya işaret ettiğin nesne yardımına yetişir. Telefonda bunlar yok. Üstelik ses kesilebilir, karşındaki hızlı konuşabilir. Bu yüzden İngilizce telefon konuşmalarında yalnızca ne söyleyeceğini değil, anlamadığında konuşmayı nasıl yavaşlatacağını da bilmek işe yarar.

Bir ofisi aradığını düşünelim. Görüşmek istediğin kişi yerinde değil ve mesaj bırakacaksın. Aşağıdaki örneklerde bu küçük işi başından sonuna tamamlıyoruz; isimler ve görüşme konusu örnek amaçlı.

Telefonda “Ben Deniz” nasıl denir?

Hello, this is Deniz Kaya. — Merhaba, ben Deniz Kaya. Telefonda kendini tanıtırken this is sık kullanılır. “I am Deniz” anlaşılmaz değildir; fakat this is veya Deniz speaking telefon konuşmasına daha yerleşik bir başlangıçtır.

Birini istemek için Could I speak to Alex, please? — Alex ile görüşebilir miyim, diyebilirsin. Belirli bir kişiyi değil bir bölümü arıyorsan Could you put me through to customer services? — Beni müşteri hizmetlerine bağlayabilir misiniz? Buradaki put me through, telefonu ilgili kişiye veya bölüme bağlamak anlamında.

Karşı taraftan duyabileceğin ifadeler

İfadeAnlamı
Who's calling, please?Kimin aradığını öğrenebilir miyim?
One moment, please.Bir dakika lütfen.
Could you hold, please?Hatta bekleyebilir misiniz?
She's not available at the moment.Şu anda müsait değil.
Would you like to leave a message?Mesaj bırakmak ister misiniz?
I'll put you through.Sizi bağlıyorum.

Hold kelimesini yalnızca “tutmak” diye öğrendiysen üçüncü cümle garip gelebilir. Telefonda senden cihazı farklı tutmanı değil, beklemeni istiyorlar. Bekleyebilirsin: Yes, of course. Vaktin yoksa I'll call back later, thank you. — Daha sonra tekrar ararım, teşekkür ederim.

Mesaj bırakırken üç bilgi yeterli

Adın, arama sebebin ve nasıl geri dönüş beklediğin. Örneğin: Could you tell Alex that Deniz Kaya called about tomorrow's meeting? Please ask him to email me the address. — Alex'e yarınki toplantı hakkında Deniz Kaya'nın aradığını söyler misiniz? Lütfen adresi bana e-postayla göndermesini rica eder misiniz?

Aranmak istiyorsan Could you ask her to call me back? diyebilirsin. Karşındaki kişi numaranı bilmiyorsa numaranı da ver. Sayıları hızlıca arka arkaya sıralamak yerine küçük gruplarla söyle ve teyit edilmesini bekle.

Mesaj bırakalım

Görevli: Good morning, reception. How can I help?
Günaydın, resepsiyon. Nasıl yardımcı olabilirim?

Sen: Hello, this is Deniz Kaya. Could I speak to Alex, please?
Merhaba, ben Deniz Kaya. Alex ile görüşebilir miyim?

Görevli: He's in a meeting. Would you like to leave a message?
Toplantıda. Mesaj bırakmak ister misiniz?

Sen: Yes, please. I'm calling about our visit on Friday. Could he confirm the time by email?
Evet, lütfen. Cuma günkü ziyaretimiz hakkında arıyorum. Saati e-postayla teyit edebilir mi?

Görevli: Certainly. Does he have your email address?
Elbette. E-posta adresiniz onda var mı?

Sen: Yes, he does. Thank you for your help.
Evet, var. Yardımınız için teşekkür ederim.

Ses kesiliyorsa İngilizce bilmemekle karıştırma

The line is breaking up. — Hatta ses kesiliyor. I can't hear you very well. — Sizi pek iyi duyamıyorum. Bu iki cümle bağlantı sorununu anlatır. Sesi duyup kelimeleri kaçırdıysan Could you say that again more slowly? — Daha yavaş tekrar eder misiniz, daha uygun olur.

Her seferinde bütün konuşmayı tekrarlatmana gerek yok: Did you say Tuesday or Thursday? — Salı mı dediniz, perşembe mi? Was that fifteen or fifty? — On beş miydi, elli mi? Kaçırdığın bilgiyi belirtmek hem sana hem karşıdakine zaman kazandırır.

İsim ve e-posta adresini doğrula

E-posta adreslerinde @ için at, nokta için dot kullanılır. “deniz@example.com” örnek adresi “deniz at example dot com” diye okuyabilirsin. Gerekirse adını İngilizce harflerle söyle. Example.com burada yalnızca örnek adres olarak kullanılıyor.

Not aldığın bilgiyi Let me check: Friday at ten, is that correct? — Kontrol edeyim: Cuma saat on, doğru mu, diyerek doğrula. Son prova olarak telefonunun ses kaydına bir isim, arama nedeni ve geri dönüş isteği bırak. Kaydı dinlediğinde üç bilgi de anlaşılıyor mu? Dinleme çalışması için British Council'ın mesaj bırakma alıştırmasını kullanabilirsin.

GÜNLÜK İNGİLİZCE PRATİĞİ

Daily English Mission

İngilizceye bugün de yer aç.

Kelime, dinleme ve konuşma pratiğini kısa günlük görevlerle rutinine kat.

Kısa görevlerle pratiğe yer aç.

Okumaya devam et

Tüm yazılar →