Günlük İngilizce · 4 DK OKUMA

Günlük Hayatta Kullanabileceğin 10 İngilizce Phrasal Verb

Wake up, put on, look up ve call back ne demek? Günlük hayattan örneklerle 10 phrasal verb öğren; kelime sırasını ve sık karışan anlamları gör.

Günlük yaşamı çağrıştıran anahtar, mont, ayakkabı ve masa lambası illüstrasyonu
Bu yazıda
  1. Sabah: wake up ve get up
  2. Evden çıkarken: put on ve take off
  3. Işıklar ve cihazlar: turn on ve turn off
  4. Gün içinde: look for, look up, find out, call back
  5. “Turn it off” neden böyle sıralanıyor?
  6. Listeyi kapatıp üç boşluğu doldur

Look kelimesini biliyorsun: bakmak. Up kelimesi de tanıdık. Ama biri “Look it up” dediğinde yukarıya bakmanı istemiyor; sözlükten veya başka bir kaynaktan bulmanı söylüyor. Phrasal verb denen yapılar tam burada karşımıza çıkıyor.

Bu yazıda yüzlerce fiili peş peşe sıralamayacağız. Evde, telefonda ve arkadaşlarınla konuşurken kullanabileceğin on ifadeyi küçük durumlarla göreceğiz. Aşağıdaki anlamlar her fiilin bütün anlamları değil; günlük hayatta işine yarayacak birer kullanım.

Sabah: wake up ve get up

1. Wake up — uyanmak. I wake up at seven, but I stay in bed for a while. — Yedide uyanırım ama bir süre yatakta kalırım. Gözünü açman, yataktan kalktığın anlamına gelmez.

2. Get up — yataktan kalkmak. I get up at half past seven. — Yedi buçukta kalkarım. İki cümleyi birleştirince sabahın daha doğru anlatılır: Yedide uyanıp yedi buçukta kalkıyorsun. Bu ayrımı kendi gününe uygulamak için İngilizce günlük rutin yazısına bakabilirsin.

Evden çıkarken: put on ve take off

3. Put on — giymek, takmak. Put on your coat. It's cold outside. — Montunu giy. Dışarısı soğuk. Put on, burada kıyafeti giyme hareketi. Wear ise kıyafetin üzerinde olmasıyla ilgilidir: I'm wearing a blue coat. — Üzerimde mavi bir mont var.

4. Take off — çıkarmak. You can take off your shoes here. — Ayakkabılarını burada çıkarabilirsin. Take off uçaklar için “havalanmak” anlamında da kullanılır. Ayakkabıyı çıkarma örneğinde öğrendiğin anlamı her cümleye zorla yerleştirme; yanında hangi kelimelerin bulunduğuna bak.

Işıklar ve cihazlar: turn on ve turn off

5. Turn on — açmak. Could you turn on the desk lamp? — Masa lambasını açabilir misin? Kapıyı açmak için aynı kalıbı kullanmıyoruz; kapıda open gerekiyor. Turn on burada ışık veya cihazı çalıştırmakla ilgili.

6. Turn off — kapatmak. Please turn off the television before you leave. — Lütfen çıkmadan önce televizyonu kapat. Telefonu sessize almakla tamamen kapatmak aynı şey değil. “Turn off your phone” cihazı kapatmayı ister; “Put your phone on silent” sessize almayı.

Gün içinde: look for, look up, find out, call back

7. Look for — aramak. I'm looking for my keys. — Anahtarlarımı arıyorum. Telefonla aramak değil, kayıp bir şeyi veya ihtiyaç duyduğun kişiyi bulmaya çalışmak. Bu cümle anahtarları bulduğunu söylemez.

8. Look up — bir bilgiyi kaynaktan bulmak. I looked up the word in a dictionary. — Kelimeyi sözlükten bulup baktım. Özellikle tanım, adres veya benzeri bir bilgiyi kontrol ederken kullanışlıdır.

9. Find out — öğrenmek, bir bilgiyi ortaya çıkarmak. I'll find out what time the museum closes. — Müzenin kaçta kapandığını öğreneceğim. Birine sorabilir veya internetten bakabilirsin; cümle yöntemi belirtmiyor. Kaybolan anahtarları bulunca ise genellikle “I found my keys” dersin, “found out my keys” değil.

10. Call back — geri aramak. I'm on the bus. Can I call you back in ten minutes? — Otobüsteyim. Seni on dakika sonra geri arayabilir miyim? “Back” burada aramaya daha sonra dönmeyi anlatıyor.

“Turn it off” neden böyle sıralanıyor?

Bazı yapılar ayrılabilir: Turn off the lamp ve Turn the lamp off ikisi de olur. Ancak the lamp yerine it koyduğunda Turn it off dersin; “turn off it” değil. Aynı şekilde Put it on, Take them off, Look it up ve Call me back.

Her yapıyı ayıramayız. Look for my keys veya look for them deriz; “look them for” olmaz. Yeni bir ifade öğrenirken sadece Türkçe karşılığını değil, kısa bir örnek cümleyi de kaydet. Ayrılabilir yapılarla ilgili ek alıştırma British Council'ın phrasal verbs sayfasında var.

Listeyi kapatıp üç boşluğu doldur

  1. Telefon çalıyor ama toplantıdasın: “Can I call you ___ later?”
  2. Bilmediğin kelimeye sözlükten bakacaksın: “I'll look it ___.”
  3. Anahtarını bulamıyorsun: “I'm looking ___ my keys.”

Cevaplar sırasıyla back, up, for. Şimdi bu ifadelerden üçünü seçip gerçekten yaşadığın bir güne yerleştir. İstersen yeni ifadeleri Wordismo'da tekrar etmek için not alırken tek kelime yerine “call me back” gibi bir parçayı hatırlatıcı olarak kullan. Kelime çalışmasını nasıl düzenleyeceğin konusunda kelime öğrenme yöntemleri yazısı da yardımcı olabilir.

KELİME & KEŞİF

Wordismo

Kelimeler aklında, İngilizce hayatında.

Yeni kelimeleri keşfet, örnek cümlelerle öğren ve düzenli tekrarla pekiştir.

Yeni kelimelerle tanış. Örneklerle pekiştir.

Okumaya devam et

Tüm yazılar →